Türkiye’de hanehalkı borçluluğu kritik bir eşiği geride bıraktı. Tüketici kredileri ve bireysel kredi kartlarında borcunu ödeyemediği için takibe düşen kişi sayısı, son 15 yılın en yüksek seviyelerine ulaştı.

2024: Son 15 Yılın Zirvesi

2024 yılı itibarıyla:1 milyon 859 bin kişi borcunu ödeyemediBu rakam, 2009’dan bu yana görülen en yüksek seviyeHem tüketici kredilerinde hem de bireysel kredi kartlarında yaygın bir bozulma dikkat çekiyorÖzellikle kredi kartı borçlarındaki artış, günlük yaşamın dahi borçla döndüğünü açıkça ortaya koyuyor.

2025 Çok Daha Sert Başladı

2025’in Ocak–Ağustos döneminde tablo daha da ağırlaştı:Takibe düşen kişi sayısı: %26,2 artışTüketici kredilerinde artış: %29,6Bireysel kredi kartlarında artış: %25,5Bu veriler, gelir artışı borç artışının çok gerisinde kaldığı için ödeme gücünün hızla zayıfladığını gösteriyor.

Ağustos 2025: Geçici Bir Nefes Ama Yeterli Değil

Ağustos 2025’te aylık bazda sınırlı bir düşüş yaşandı:Tüketici kredileri: -%9,8Kredi kartları: -%23,4Toplam: -%13,3Ancak bu düşüş kalıcı bir iyileşme değil. Yılın geneline bakıldığında borçluluk baskısı devam ediyor.

Asıl Kritik Veri: 4.1 Milyon Kişi Hâlâ Takipte

Ağustos 2025 itibarıyla:Toplam 4 milyon 145 bin kişi,  Takibe düşmüş borçla yaşamını sürdürmeye çalışıyor.Bu kişilerin büyük bölümü için borç kapanmış değil, yalnızca devam ediyor.Yani sorun geçmişte kalmadı — halen milyonlarca hanenin günlük gerçeği.Bu tablo bize şunu söylüyor:Hanehalkı borç yükü tarihin en kritik seviyelerindeGelirler enflasyon karşısında eriyorKredi, geçim aracı hâline gelmiş durumdaÖdeme gücü hızla zayıflıyorBorç artık bir istisna değil, yaygın bir geçim mekanizması.

Özellikle kamu çalışanları başta olmak üzere tüm emekçiler için: Refah payı zammı bir tercih değil, zorunluluktur.Aksi hâlde borçluluk sarmalı derinleşecek, sosyal ve ekonomik riskler daha da büyüyecektir.