Hekimsen tarafından açıklanan Mayıs 2026 Açlık ve Yoksulluk Sınırı Araştırması, Türkiye'de yaşam maliyetlerindeki yükselişin sürdüğünü ve özellikle gıda harcamalarının hane bütçeleri üzerindeki baskısını artırmaya devam ettiğini ortaya koymuştur.
Açlık Sınırı: 35.928 TL
Yoksulluk Sınırı: 117.029 TL
Gıda Enflasyonu (Aylık): %1,73
Mayıs 2026 döneminde gıda fiyatları bir önceki aya göre %1,73 oranında artmıştır. Nisan ayında %2,96 olarak gerçekleşen aylık mutfak enflasyonuna göre artış hızı bir miktar yavaşlamış olsa da, temel gıda ürünlerindeki fiyat yükselişi vatandaşların alım gücü üzerindeki baskısını sürdürmektedir.
Açlık Sınırı 35.928 TL'ye Yükseldi
Dört kişilik bir ailenin sağlıklı, dengeli ve yeterli beslenebilmesi için yapması gereken aylık gıda harcaması, Nisan 2026'da 35.318 TL iken Mayıs 2026'da 35.928 TL'ye yükselmiştir.
Bir aylık dönemde yaklaşık 610 TL'lik artış, temel beslenme maliyetlerinin yükselmeye devam ettiğini göstermektedir. Açlık sınırının yalnızca gıda harcamalarını kapsadığı dikkate alındığında, milyonlarca vatandaşın gelirinin temel beslenme ihtiyaçlarını karşılamakta zorlandığı görülmektedir.
Yoksulluk Sınırı 117.029 TL'ye Yükseldi
Barınma, ulaşım, enerji, eğitim, sağlık, haberleşme, giyim ve diğer zorunlu harcamaların da dahil edilmesiyle dört kişilik bir ailenin aylık yaşam maliyeti 117.029 TL'ye ulaşmıştır.
Nisan ayındaki 115.043 TL'lik seviyeye göre yaklaşık 1.986 TL'lik artış, yaşam maliyetlerindeki yükselişin devam ettiğini göstermektedir. Bu durum yalnızca dar gelirli kesimleri değil, orta gelir grubundaki aileleri de giderek daha fazla etkilemektedir.
Bireysel Gıda Harcamaları Artmaya Devam Ediyor
Mayıs 2026 itibarıyla kişi başına aylık gıda harcamaları şu seviyelere ulaşmıştır:
- Yetişkin erkek (40-49 yaş): 10.454 TL
- Yetişkin kadın (30-39 yaş): 8.847 TL
- 10 yaş kız çocuğu: 8.409 TL
- 7 yaş erkek çocuğu: 8.218 TL
Bu veriler, özellikle çocuklu ailelerde beslenme maliyetlerinin hane bütçesi üzerindeki etkisinin artarak sürdüğünü göstermektedir.
Gıda Gruplarında Artışın Seyri
Mayıs ayında gıda gruplarındaki aylık fiyat değişimleri şu şekilde gerçekleşmiştir:
- Süt ve süt ürünleri: %3,72
- Et, balık, yumurta ve kurubaklagiller: %0,28
- Ekmek ve tahıl grubu: %2,65
- Sebze ve meyve grubu: %0,28
- Atıştırmalık ürünler: %7,90
Mayıs ayında en yüksek fiyat artışı atıştırmalık ürünler grubunda (%7,90) gerçekleşmiştir. Bunun yanında süt ve süt ürünleri ile ekmek-tahıl grubunda görülen artışlar da mutfak harcamalarının yükselmesinde etkili olmuştur.
Enflasyonu Sürükleyen Ana Kalemler
Harcama büyüklükleri dikkate alındığında Mayıs ayında mutfak enflasyonunu etkileyen başlıca gruplar şunlar olmuştur:
- Sebze ve meyve grubu: 12.966 TL harcama büyüklüğü
- Et, balık, yumurta ve kurubaklagiller grubu: 9.382 TL harcama büyüklüğü
- Süt ve süt ürünleri grubu: 6.138 TL harcama büyüklüğü
- Ekmek ve tahıl grubu: 4.597 TL harcama büyüklüğü
Özellikle süt ürünleri ve tahıl grubundaki fiyat artışları, Mayıs ayı gıda enflasyonunun temel belirleyicileri arasında yer almıştır.
Maaşlar Açlık ve Yoksulluk Sınırının Gerisinde
Mayıs 2026 verileri, gelir artışlarının yaşam maliyetlerindeki yükselişi karşılamakta zorlandığını göstermektedir.
- Asgari ücret, açlık sınırının altında kalmaya devam etmektedir.
- Emekli aylıkları, açlık sınırının oldukça gerisindedir.
- Kamu çalışanlarının önemli bir bölümü yoksulluk sınırının altında gelir elde etmektedir.
- Sabit gelirli kesimlerin satın alma gücü her geçen ay daha fazla aşınmaktadır.
Karşılaştırmalarda Mayıs 2026 dönemindeki ücret seviyeleri esas alınmış olup ek gelir ve yan ödemeler dikkate alınmamıştır.
Geçim Krizi Devam Ediyor
Mayıs 2026 verileri, Türkiye'de geçim sıkıntısının yapısal niteliğini koruduğunu göstermektedir. Gıda fiyatlarındaki artış hızında nispi bir yavaşlama görülse de, ulaşılan fiyat seviyeleri hane halklarının bütçeleri üzerindeki baskıyı artırmaya devam etmektedir.
Hekimsen olarak; ücret politikalarının, vergi sisteminin ve sosyal destek mekanizmalarının açlık ve yoksulluk sınırı verileri dikkate alınarak yeniden değerlendirilmesi gerektiğini, çalışanların ve emeklilerin satın alma gücünü koruyacak kalıcı politikaların hayata geçirilmesinin önemini bir kez daha vurguluyoruz.